Şahoğlu: “Maraş Bölgesi KKTC‘nin tasarrufunda olan bir bölgedir ve Kıbrıs sorununun çözümünü beklemeye gerek yoktur”

47
reklam alani

Geçtiğimiz günlerde Kapalı Maraş Bölgesinde Türkiye Barolar Birliği tarafından üst düzey katılımlı, “Hukuki, Siyasi ve Ekonomik Yönleri ile Kapalı Maraş Açılımı” başlıklı bir toplantı gerçekleştirildi. Söz konusu toplantıya TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay da katılım gösterdi.

Yıllardır KKTC için büyük bir tartışma konusu olan Kapalı Maraş toplantısı hakkında açıklamalarda bulunan Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Siyasal Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim görevlisi ve KKTC’nin ilk kadın Büyükelçisi Hasibe Vehbi Şahoğlu, Kapalı Maraş konusunun 1974 yılından beri gündemden hiçbir zaman düşmeyen bir konu olduğunu belirterek, Kapalı Maraş bölgesinin, KKTC’nin egemenliği altında olan bir bölge olduğunu söyledi.

Şahoğlu açıklamasının devamında şunları söyledi;

“Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 550 ve 789 sayılı kararlarına göre eğer Maraş açılacaksa eski sakinlerinin kullanımına açılması gerektiği vurgulanmaktadır ve BM kontrolüne verilmelidir denmektedir. Ancak biliyoruz ki BM kararları bağlayıcı değildir. Bu bölge askeri bölge olarak kapatılmıştır.”

“Bilindiği üzere Hidrokarbon konusunda Cumhurbaşkanı Akıncı Rum tarafına bir ortak komisyon kurma önerisinde bulunmuş ancak Rum tarafı bu öneriyi reddetmiştir. Crans Montana’da Türk tarafının bütün iyi niyetine rağmen uzlaşma yoluna gitmemiş ve Türk tarafı ile güç paylaşımı yapmak istemediğini ispatlamıştır. Bu nedenle KKTC kendi toprakları sayılan bu bölgeyi  Türkiye ile işbirliği içerisinde askeri bölge olmaktan çıkarabilme hakkına sahiptir ve bu toplantı ile daha önce KKTC Hükümet ortakları tarafından da açıklanan Maraş açılımını gerçekleştirmenin bir adımını atmıştır” ifadelerini kullandı.

Şahoğlu: “Rum tarafı, Maraş konusuna gelince ortak komisyondan bahsetmeye başladı”

Kapalı Maraş’ın gelecekteki durumu hakkında açıklamalarda bulunan Şahoğlu; “Maraş’taki mülkiyet konusunda uluslararası hukukun benimsediği; yani, dünya kamuoyunun ret edemeyeceği bazı ilkeleri kullanarak hareket etmek gerekir. Mal Tazmin Komisyonu; çeşitli yöntemlerle. eski sahiplerine hak tanıyacak şekilde KKTC otoritelerinin idaresi altında Kapalı Maraş bölgesini iskana açacaktır. Hak sahipleri mallarını geri isteyebilir. Takas veya tazminat talep edebilir. Böylece atıl olarak duran bu bölge değerlendirilebilir. Rum tarafının çözüme, güç ortaklığına ve siyasi eşitliğe  hazır olmadıkları çeşitli davranışlarıyla ispatlanmaktadır. Daha önceki dönemlerde Maraş konusu zaman zaman gündeme gelmiş, Ercan Havalimanı’nın uluslararası uçuşlara açılması karşılığında eski sahiplerinin kullanımına açılabileceği belirtilmiştir. Ancak Rum tarafı kabul etmemiştir. Bu nedenle artık Maraş’ı açmak için Kıbrıs sorununun çözümünü beklemek abestir. Enerji konusunda ortak komite teklifimize olumsuz cevap veren Rum tarafı, Maraş konusuna gelince ortak komisyondan bahsetmeye başladı. Bunu kabul etmemiz için karşılığında onların da enerji ve hatta uluslararası havaalanı konusunda ortak komite kurulmasını kabul etmeleri gerekir.

“Maraş açılımının iyice planlanarak, iyi bir yönetim oluşturularak, alt yapıları kimlerin yapacağına karar verilerek yapılması gerekmektedir”

Şahoğlu; “Vakıflar ve Din İşleri Dairesinin iddia ettikleri hususlar, Maraşın Türk egemenliğinde açılması için yararlanabilecek şeylerdir. Kıbrıs’ın İngiltere’nin kolonisi olduğu 1878-1960 yılları arasında uluslararası anlaşmalara aykırı olarak yasa yaptığını, İngiltere’nin  Kıbrıs’ı Osmanlılardan kiralarken yapılan  anlaşmayı ihlal ettiği, Vakıfların İngiliz kontrolünde olduğu dönemde hatalı devirlere  itiraz  edemediği dünya kamu oyuna iyice anlatılmalı ve Taşınmaz Mal Komisyonunun, AİHM denetiminde  faaliyet gösterdiği için  Rumların hak taleplerini  adil bir şekilde çözebileceği  izah edilerek, Maraş arazileri de TMK yoluyla sonuca ulaştırılabilir. Hükümetimizin girdiği ve izlediği yol bu bakımdan bugünkü kojoktürde doğru olandır. Kaldı ki AİHM , TMK nın Maraş’ta ki mülkiyet  sorununu çözmesini  önermiştir. Yani dolaylı olarak Maraş’ın KKTC Yönetimde açılmasını bir yerde onaylamıştır” dedi.

Şahoğlu: “Temennimiz Maraş konusunun Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden etkilenmemesi”

Kapalı Maraş sorununun çözümlenmesi için yapılabilecekleri hakkında açıklamalarda bulunan Şahoğlu; “Maraş bölgesi KKTC‘nin tasarrufunda olan bir bölgedir ve Kıbrıs sorununun çözümünü beklemeye gerek yoktur. Ancak açılım yöntemlerinin BM veya karşı tarafın itiraz edemeyeceği şekilde yapılması iyi olacaktır. Maraş bölgesinde bir kısım arazilerin Vakıf malı olup Evkaf’a ait olduğu iddiaları da bulunmaktadır. Vakıf yasalarına göre bu mallar hiçbir zaman devredilemez ve zaman aşımıyla el değiştiremez. Ancak Kıbrıs İngiliz idaresinde iken gayrı yasal olarak bu mallar vakıf malı olmaktan çıkarılarak, Kıbrıslı Rumlara devredilmiş. Bu tür arazilerin durumu ancak hukuki yollarla çözümlenebilir. Çünkü bu işlemler Maraş’ın Türk tarafının idaresine geçmesinden çok önce gerçekleşmiştir. Kıbrıs sorununun 50 yıldır çözülemediği ve artık Federasyonun Rum tarafının güç paylaşımını hiçbir zaman kabul etmeyeceği gün gibi aşikardır. Kıbrıs Türk halkının daha uzun süreler federasyon tezini savunarak çözüm görüşmeleri yapması artık beklenmemelidir. Bu nedenle Maraş konusunun da çözüm sonrasına ötelenmesi  artık gereksizdir. Siyasi otoritelerin bu konuda uzlaşarak bir ağızdan hareket etmelerinin de Maraş konusunun sonuçlandırılmasında büyük faydası olacaktır. Daha önce söylediğim gibi Maraş konusu Türkiye ve KKTC yetkililerinin ortak toplantıları neticesinde çözümlenebilecektir. Rum tarafının bu toplantılara ortak edilmesi ancak enerji konusunda ve Ercan Havaalanı’nın açılımı konusunda da ortak komite kurulmasını kabul etmeleri halinde gerçekleşebilecektir. Aksi takdirde KKTC ve Türkiye’nin bu konuda uyguladıkları politika devam edecektir. Temennimiz Maraş konusunun Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden etkilenmemesi ve seçim sonrasında da Maraş açılımının ayni önemle devam ettirilmesidir” dedi.

reklam alani
Paylaş