Rum Sözcü: “Anastasiadis bir sonraki Avrupa Konseyi’nde Maraş konusunu masaya yatıracak”

15
Kyriakos Kousios
reklam alani

Rum Hükümet Sözcüsü Kyriakos Kousios, Rum Lider Nikos Anastasiadis’in bir sonraki Avrupa Konseyi’nde Maraş konusunu masaya yatıracağını söyledi.

Rum Hükümet Sözcüsü Kyriakos Kousios, Rum Lider Nikos Anastasiadis’in bir sonraki Avrupa Konseyi’nde Mağusa konusunu masaya yatıracağını açıklayarak BM Güvenlik Konseyine başvurulduğunu, hükümetin AB kurumlarına şikayetlerde bulunduğunu ve Güvenlik Konseyi beş daimi üyesi ile temaslarda bulunduğunu duyurdu.

Mağusa ile ilgili Türk tarafının açıklamaları konusunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kousios, Hükümetin Kıbrıs sorununun çözümü sürecine bağlı olmaya devam ettiğini ama “bunu tehditler ve oldu bittiler altında yapmayacağını” belirtti ve kararların Anastasiadis ve Ulusal Konsey tarafından alınacağını söyledi.

Avrupa Konseyinden yaptırımlar uygulanmasının beklenip beklenemeyeceğiyle ilgili bir soruya Kousios, “buna karar verilmedi, bir sonraki Avrupa Konseyinde neleri hedefleyeceğimizi söyleyecek durumda değilim. Kesin bildiğim şey tüm gelişmeler ve özellikle Mağusa konusunun masaya yatırılacağıdır” yanıtı verdi ve şöyle devam ett:

“Bildiğiniz gibi BM Güvenlik Konseyine başvuruda bulunuldu. Daimi temsilcimiz Mavroyiannis Güvenlik Konseyi Başkanı ile iletişime geçti ve Birleşmiş Milletler Kararlarının 35. maddesi temelinde şikayetlerde bulunduk. AB kurumlarına şikayetler yapılıyor. Konu kesinlikle bir sonraki Avrupa Konseyi gündeminde olacak ve Cumhurbaşkanı devlet liderleri ve üye devlet hükümetlerini Mağusa ile ilgili gelişmeler konusunda bilgilendirecektir.

BM Güvenlik Konseyi beş daimi üyesiyle diplomatik yollarla temas içindeyiz. Dün sabah Dışişleri Bakanı Nikos Christodoulides, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Ayrıca BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel ve AB başkanlığı görevindeki Almanya ile de telefon görüşmeleri gerçekleştirildi.

Diplomatik girişimler devam ediyor ve Türkiye’yi engellemek amacıyla Güvenlik Konseyinin 1984 yılındaki 550 ve 1992’deki 789 sayılı kararlarının uygulanması için yorulmadan çalışacağız. Bu ciddi bir gelişmedir. Hiçbir şekilde bunu küçümsemiyoruz. Bu statükoda bir değişikliktir. Bu, uluslararası ve Güvenlik Konseyi kararlarının çiğnenmesi demektir. Bu durum müzakerelerin devam etmesi önündeki havayı ağırlaştırmaktadır, özellikle BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Türk liderinin seçiminin hemen ardından girişim üstleneceğiyle ilgili açıklamasından sonra…

Bu gelişme kritik bir anda ortaya çıktı ve muhtemelen belli bir adayın Kıbrıs Türk toplumu lideri olarak seçilmesi süreci ile bağlantılıdır. Ama ne olursa olsun bu ciddi bir gelişme olmaya devam ediyor ve biz bunu kabul etmiyor ve kınanıyoruz.”

Yeni kararlar amaçlamıyoruz. Kararlar ortada, defalarca teyit edilmiştir. Geçen yıl ekim ayında Kıbrıs Cumhuriyeti’nin şikayetinden sonra Güvenlik Konseyi Başkanının açıklaması gelmiştir. Amacımız söz konusu kararın yeniden teyit edilmesidir. Genel Sekreter buna bağlı kalındığını teyit etmiştir.”

Hükümetin dün Maraş sahiline giriş iznini kınaması şekliyle ilgili bir soruya “bunun nedeni sahiplik yönetimi ve mülk sahipliğine değinilmediği içindi” dedi ve şöyle ekledi:

“Buna rağmen, Türkiye’nin bu eyleminin bir ciddiyeti var ve mevcut statükoyu değiştiriyor ve Güvenlik Konseyi kararlarını çiğniyor. 789 numaralı karar net olarak Mağusa’nın BM yönetimi altına girmesi ve kentin yasal sakinlerine ait olmasını öngörüyor. Türkiye’nin tüm karşı savunmasına rağmen bu net olarak kararların çiğnenmesi anlamına geliyor. Bu durum kesinlikle Kıbrıs sorunun çözümü için üretici, verimli bir diyalog için gerekli havayı oluşturmuyor. Yavuz sondaj gemisi Kıbrıs MEB’inden uzaklaştığında hatırlayacağınız gibi bunu kuşkuyla karşılamıştık çünkü Barbaros’un MEB’miz içinde bulunduğunu vurgulamıştık. Ayrıca kapalı Mağusa kenti ile ilgili tehditlere de dikkat çekiyorduk. Ne yazık ki Türkiye bu eylemini ilerletti.”

Türkiye’nin Kıbrıs sorununun çözüm temelini değiştirmeye çalıştığı bir anda Anastasiadis’in müzakerelerin hangi şartlar altında başlayabileceği ile ilgili bir düşüncesi olup olmadığı sorusuna Kousios “bu şimdi açıklanmadı. Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu müzakere temelinin değişmesi gerektiğini söyleyerek iki ayrı devletten söz ettiğini hatırlayacaksınız. Aynı şeyi Sayın Tatar ve Özersay da tekrarlamıştı. Ve Türkiye tüm bu süreçler aracılığıyla Kıbrıs sorunun çözüm temelini değiştirmeye çalışıyor” yanıtı verdi ve şöyle ekledi:

“Söz konusu Türkiye, Sayın Erdoğan, Tatar ve Özersay olursa… Onların pozisyonlarının ve planlarının neler olduğunu zaten biliyoruz. Bunu bizden saklamıyorlar. Açıklamaları çok nettir. Mağusa konusunda çabalar oldu ama başarılı olamadı.”

reklam alani
Paylaş