Dede cinayetinin kilit ismi Şanlı, Körkurt kardeşler ve Dağdur’u sorumlu tuttu

185
Ozan Körkurt, Onur Körkurt ve Simge Dağdur
reklam alani

Nijerya uyruklu Kennedy T. Dede cinayetinin bir numaralı sanığı Nidai Şanlı mahkemede konuştu. Şanlı, suçlamalarının hiç birini kabul etmeyerek sanık Ozan Körkurt, Onur Körkurt ve Simge Dağdur’u suçladı.

Mağusa’da 29 Ocak 2018 tarihinde Nijerya uyruklu Kennedy T. Dede’yi darp edip kaçırarak Çanakkale Göleti’ne götürüp Dede’yi ciddi şekilde darp ederek ölümüne neden olmakla yargılanan sanık Nidai Şanlı, Ozan Körkurt, Onur Körkurt, Simge Dağdur ve Zekeriya Kurucu’nun yargılanma sürecine uzun bir aradan sonra bugün kalındığı yerden devam edildi.  Pandemi öncesi İddia Makamı adına duruşmayı yürüten Kıdemli Savcı Mustafa İldeniz’in, davasını kapatmasının ardından, davanın bugünkü oturumunda Nidai Şanlı mahkemede yemin altında şahadet sundu. Sanık Şanlı aleyhindeki hiçbir suçlamayı kabul etmeyerek

sanık Ozan Körkurt, Onur Körkurt ve Simge Dağdur’un kendisini suçlayıcı ifade verdiklerini ileri sürerek Körkurt kardeşlerle sanık Dağdur’u suçladı.

ŞANLI: BEN PARADAN VAZGEÇTİM, PARAYI ONUR İSTEDİ

Sanık Şanlı şahdetinde maktul Kennedy T. Dede ile bir arkadaşı aracılığıyla tanıştığını ve aralarında hiç bir şekilde tartışma yaşanmaığını söyledi. Maktul Dede’den Bin Dolar karşılığında cep telefonu aldığını ancak kullanamadığı için cep telefonunu Dede’ye geri verdiğini anlatan sanık Şanlı, maktul Dede’den Bin Dolar alacağı olduğunu ancak alamadığını ve parayı almaktan vazgeçtiğini anlattı.

Sanık Şanlı, sanık Ozan Körkurt ve Onur Körkut’un kendisiyle birlikte kaldığını ifade ederek, sanık Onur Körkurt’un “Madem sen parayı istemiyorsun bırak o parayı ben alayım, ihtiyacım var. Simge ile ayrı eve çıkacayık” diyerek Bin Doları sanık Onur Körkurt’un istediğini iddia  etti.

Olayın yaşandığı 29 Ocak 2018 gecesi parayı almak için sanık Ozan Körkurt, Onur Kötkurt ve Zekeriya Kurucu ile birlikte maktul Dede’nin kaldığı apartmanın önüne gittiklerini anlatan sanık Şanlı, sanık Kurucu’nun arabada beklediğini, kendisinin ise sanık Ozan Körkurt ve Onur Körkurt ile birlikte Dede’nin evine çıktıklarını söyledi.

Sanık Şanlı, evin kapısını çaldığını, Dede’nin ise kapıyı açtığını ancak Dede’nin acayip ve agresif hareketlerde bulunması üzerine sanık Ozan Körkurt ve Onur Körkurt’un maktul Dede’yi evden dışarı çıkararak aşağıya indirdiklerini, maktul Dede ile sanık Ozan Kötkurt ve Onur Korkurt arasında bağrışmalar ve itişip kakışmalar olduğunu iddia etti. Sanık Şanlı, sanık Ozan Körkurt’un arabanın arka koltuğuna oturarak maktul Dede’yi koltuk altlarından tutup arabaya çektiğini, sanık Onur Körkurt’un ise Dede’yi arabanın içerisine ittirdiğini ileri sürdü.

“SİMGE’NİN DEDE’YE TAŞLA VURDUĞUNU NET BİR ŞEKİLDE GÖRDÜM”

Sanık Nidai Şanlı, Çanakkale Göleti’ne gittiklerini ve sanık Onur Körkurt’un aracın arka kapısını açtığı zaman maktul Kennedy T. Dede’nin arabadan dışarıya fırlayarak yukarıya doğru kaçmaya çalıştığını ancak sanık Ozan Körkurt ile karşılaştığını ve sanık Ozan Körkurt’un maktul Dede’yi tuttuğunu, sanık Onur Körkurt’un ise maktul Dede’ye vurduğunu anlattı.

Yaşananları iddia makamının bugüne kadar mahkemeye aktardığının tam aksine kendisinin hiçbir suçu olmadığını beyan ederek mahkemeye aktaran sanık Şanlı, sanık Simge Dağdur’un “Sen benim sevgilimin ayağını nasıl acıtırsın” diyerek bağırdığını duyduğunu ve yanlarına gittiğini söyleyerek, sanık Simge Dağdur ile Onur Körkurt’un maktul Dede’ye vurduklarını, daha sonra sanık Simge Dağdur’un eline aldığı taş ile Dede’nin başına 2 kez vurduğunu ve taşı Dede’ye fırlattığını net bir şekilde gördüğünü ileri sürdü. Sanık Nidai Şanlı, iddia edildiği gibi ne maktul Dede’ye, ne de bir başkasına asla vurmadığını, kimseye elektro şok cihazıyla şok uygulamadığını iddia etti.

“ELEKTRO ŞOK CİHAZLARINI TÜRKİYE’DEN ONUR GETİRDİ”

Sanık Nidai Şanlı, olayın ardından polis tarafından evinde yapılan aramada tespit edilen elektro şok cihazları ile 1 adet muşkayı sanık Onur Körkurt’un Türkiye’den getirttiğini ileri sürdü. Sanık Şanlı, yine olayda kullanıldığı iddia edilen fenerli elektro şok cihazını ise olaydan 5-6 ay önce aldığını, fener kısmını işte kullandığını ve olaydan 2 ay önce ise elektro şok kısmının kırıldığını ve bozuk olduğu için de olayın ardından Güney Kıbrıs’a geçerken konu fenerli elektro şok cihazını attığını söyledi.

“ONLAR İÇİN EN BASİT KAÇIŞ YOLU SUÇU BENİM ÜZERİME ATMAKTI”

Olayın ertesi günü Güney Kıbrıs’a kaçtığını söyleyen sanık Nidai Şanlı, “ben Rum tarafına kaçtığım için herşeyi benim üzerime yıktılar. Onlar için en basit kaçış yolu buydu. Ben güneydeyken haberleri hep takip ettim. Herkes yaptıkları şeyleri kurgulayıp ben yapmışım gibi söyledi. Ben Güney’de olduğum süre içinde istediğim an İngiltere’ye kaçabilecekken, ben ömür boyu ülkeme gelemeyecek duruma düşmemek için ve gerçekleri anlatmak için çıkıp geri geldim. Benim Güney Kıbrıs kimliğim ve pasaportum var. İsteseydim İngiltere’ye kaçardım” dedi.

reklam alani
Paylaş